<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Liberter &#45; : Tartışma</title>
<link>https://liberter.org/rss/category/tartisma</link>
<description>Liberter &#45; : Tartışma</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Liberter.org</dc:rights>

<item>
<title>Murray Bookchin Abdullah Öcalan’a karşı</title>
<link>https://liberter.org/murray-bookchin-abdullah-ocalana-karsi</link>
<guid>https://liberter.org/murray-bookchin-abdullah-ocalana-karsi</guid>
<description><![CDATA[ Bookchin’in düşüncesinin ana eksenini oluşturan doğrudan demokrasi ve ekolojik toplum, Öcalan’ın ne geçmişinde ne geleceğinde ne de hayallerinde yer almıştır. Bu bakımdan, Öcalan’ın içi boş kavramlar setini çöpe atarken, Murray Bookchin’in ömrü boyunca ilmek ilmek inşa ettiği ekolojik toplumun doğrudan demokrasi ile kurulması düşüncesinin de otomatik olarak çöpe gittiğini düşünmek; Öcalan fikriyatına yöneltilen eleştirilerden dolayı Murray Bookchin düşüncesinin de otomatikman isabet aldığını varsaymak büyük bir yanılgı olur. ]]></description>
<enclosure url="https://liberter.org/uploads/images/202602/image_870x580_69a1ffdd7e9ff.jpg" length="89518" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 02:03:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Besim Erarslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
</item>

<item>
<title>Transhümanizm: uygarlığın tanrı olma fantezisi</title>
<link>https://liberter.org/transhumanizm-uygarligin-tanri-olma-fantezisi</link>
<guid>https://liberter.org/transhumanizm-uygarligin-tanri-olma-fantezisi</guid>
<description><![CDATA[ Genetik müdahale, biyolojik yeniden tasarım ve doğanın mühendislik nesnesi hâline gelmesi korkunç sonuçlar doğurur: kitlesel yok edişler, derin etik ve ekolojik yıkımlar kaçınılmaz olur. Ekosistemlerin dayanıklılığı çeşitlilikten gelirken, merkezî ve planlı müdahaleler önüne geçilemez, kontrol edilemez bir tekno-bilim hegemonyasına dönüşür. ]]></description>
<enclosure url="https://liberter.org/uploads/images/202512/image_870x580_694bb3d8081a7.jpg" length="111172" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 12:37:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>gazi bertal</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
</item>

<item>
<title>108. Yılında Rus devrimine karşı Ekim darbesi (*)</title>
<link>https://liberter.org/108-yilinda-rus-devrimine-karsi-ekim-darbesi</link>
<guid>https://liberter.org/108-yilinda-rus-devrimine-karsi-ekim-darbesi</guid>
<description><![CDATA[ Toplumsal ayaklanmaların zirveye ulaştığı temmuz günlerinde bile bu durum değişmedi. Çünkü Lenin’in de “Nisan Tezleri”nde belirttiği gibi “Bolşevikler Sovyetler’de henüz çoğunluğu ele geçirmemişlerdi”, bu durumda tüm Sovyetler’in iktidara gelmesini istemek Sovyetler’de temsil gücüne sahip “diğer siyasal rakipleri de” iktidara ortak etmek anlamına gelecekti. Lenin bu hatayı yapmadı ve mantıksal olarak yeni bir devrimle taçlanması gereken temmuz günlerinde kitlelerin gerisinde kalmak pahasına, “Bütün iktidar Sovyetler’e” sloganını atmaya ve Bolşevik örgütlerinin yükselen tansiyonunu düşürmeye çalıştı. Bu, tabiri caizse “devrim arabasının frenine basmak” demekti. Ancak her ayaklanma gibi kitlesel tansiyon, zirveye ulaştıktan bir süre sonra sönümlenmeye başlayacaktı. ]]></description>
<enclosure url="https://liberter.org/uploads/images/202511/image_870x580_690bd7478538a.jpg" length="95332" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 02:04:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Besim Erarslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
</item>

</channel>
</rss>